Kadın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kadın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
12.6.14
EY İNCİ TANESİ...
"Ey Allah subhanahu va teala için örtünen kardeşim! Sana birkaç cümle armağan etmek istiyorum.
Hava sıcaklığı gün geçtikçe artmakta ve dişi cinsiyetinin kıyafeti de o denli çirkinleşmekte. Ancak ey iffetli kardeşim, sen örtünmektesin. Allaha şükrettin mi?
Ey erdemli ve asil kardeşim, sokaklara bir bak…
Sokaklarda nasıl dolaştıklarına ve bundan nasılda gurur duyduklarına bir bak. Şeytanın bir kulu olmaktan gurur duyuyorlar.
Fakat sen, ey inci tanesi, Allah'ın bir kulusun. Gurur duyması gereken yegane kişide sensin. Dışarıda böylesine kaybolmuş ruhları gördüğünde Allah azze va celle'ye şükret, Rabbine teşekkür et. Milyonlarca kadının arasından kendisine ibadet etmen ve imanın olağanüstü tadını tatman için seni seçti. Ukhibbuki fillah ya ukhtil karima (Seni Allah için seviyorum kardeşim).
Aynı zamanda sen dışarıdaki din (erkek) kardeşlerine bakışlarını sakınmaları için yardım ediyorsun ve böylelikle fitneyi azaltıyorsun. Dışarıda yarı çıplak gezen bir kız kardeşin seni görünce belkide yarın örtünecek. Senin giyimin sadece bir giyimden ibaret değil. Senin giyimin tüm insanlığa bir davet ve bir uyarı niteliğinde. Belki bir kız kardeşinin tövbesine sebep olan sensin. Belkide senin sayende bakışlarını sakınacak bir (erkek) kardeşinin tövbesine sebepsin.
Ey kardeşim! sen eşinin gurur kaynağısın. Eşin nasılda güzel bir mutluluğa sahip. Diğerleri eşlerini dışarıda binlercesiyle paylaşıyorken sen sadece ona aitsin.
Sen İslam'ın bir incisisin. Şu halde maruz kaldığın tüm bu hakaretlerin iyiye işaret olduğunu bil! Zira bunu ancak erdem sahipleri ve garipler başarabilirler. Kusursuz hicabın ile sen hep özel olarak kalacaksın.
Sen bu ümmet için ikaz niteliğindesin. Bu şaşkın şaşkın dolaşan kaybolmuş ruhlar erkeklerin bakışlarından dolayı sevinç duymaktalar. Sokaktaki aç kurtların çirkin onaylarından dolayı sevinmekteler. Ve ne yazık ki Rablerini ve onun gazabını tamamen unutmaktalar. Bir bilseler ki aç bir kurtun her bakışı sadece Allah'ın onlar üzerindeki gazabını artırmakta.
Fakat sen ey kardeşim! dışarıya çıkıyorsun ve Rabbin senden razı. O seni korumakta ey asil kardeşim. Çünkü sana verdiği güzel görünüşün şükrü olarak bu güzelliği O'nun için örtüyorsun.
Bu Rabbin katından ne kadar güzel bir nimet ne kadar güzel bir Rahmet'tir ey asil inci.
Ey kardeşim, seninle gurur duyuyorum. Zira senin sayende dış dünyaya karşı görüntüsüyle " Ben Müslümanım " diyen ve böylelikle de diğerlerini İslam'a çağıran insanların sayısı yine arttı. Sen benim örtünme me sebeptin. Ve başka bir kardeşte senin örtünmene sebepti. Ve sende bi iznillahi teala bir diğer kardeşin yarın örtünmesine sebep olacaksın.
Kadının hayası giyiminde ve erkeğin hayasıda göz kapaklarında başlamakta.
"Allah'ım, bütün kardeşlere bu muhteşem duyguyu nasib et. Et ki senin korumanı iliklerinde hissedebilsinler. Ya Rabbim, bizi hidayete erdir ve metin durabilmemizde bize yardımcı ol. Ya Rahman, bizim Rabbimiz sensin ve kimi istersen onu hidayete erdirirsin. Allahım, daha örtünememiş kardeşlerimize güç ver ve onlara erdemliliğin, asilliğin, hayanın tadını göster ve tattır. Amin ya Rabb al alamin. ♥"
"Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve müminlerin kadınlarına (bir ihtiyaç için dışarı çıktıkları zaman) dış örtülerini üstlerine almalarını söyle. Onların tanınması ve incitilmemesi için en elverişli olan budur. Allah bağışlayandır, esirgeyendir."
15.5.14
KUR'ÂN VE SÜNNET IŞIĞINDA KADINLARA NASİHÂT
KUR'ÂN VE SÜNNET IŞIĞINDA KADINLARA NASİHÂT
ŞEYH SALİH B. SAAD ES-SUHEYMİ
Hamd Allah'ındır. Salat ve selam, Allah Resûlu'nedir. Mü'mine
kardeşlerim, Nebî (sallAllahu aleyhi ve sellem), kadınlara özel (zaman
ayırıp) nasihât ediyordu. Bunun için biz de O (sallAllahu aleyhi ve
sellem)'e tâbi olma hususunda herhangi bir kusur görmüyor ve size mahsus
bir öğüt veriyoruz.
Nebî (sallAllahu aleyhi ve sellem)'in, içerisinde mü'mineler için bir müjde bulunan -ki bunları tatbik ettikleri zaman kendilerini bu müjdeye, Allah'ın verdiği büyük bir müjdeye müstehak olacak kılan- bir hadîsinden yola çıkılacaktır. müellif
Okumak (e-kitap) için tıklayın:
KUR'ÂN VE SÜNNET IŞIĞINDA KADINLARA NASİHÂT
İndirmek için tıklayın:
KUR'AN VE SÜNNET IŞIĞINDA KADINLARA NASİHAT
21.6.13
İMAN EDEN KADININ ÖNCELİĞİ TEVHİDİ GERÇEKLEŞTİRMEK OLMALIDIR
İNANAN KADININ KİMLİĞİ
Esselamu
aleykum değerli dostlarım
Sıcak yaz günlerinin hepimizi rehavete
sürüklediği bu günlerde kendimizi bırakmama adına kulluğumuz için gayretli
olmaya devam edelim kardeşlerim..
Birbirimize varlığımızı hissettirerek, güzel dileklerde bulunurak destek
olalım inşaAllah..
Acaba yaz tatili dolayısı ile yazılara
aramı versek diye düşünürken müslüman için tatilin ancak cennette olabileceği
düşüncesi ile yazmaya ve paylaşmaya devam etme kararı aldım kardeşlerim. Rahmet
ayı olan Ramazana daha aktif bir ruh haliyle girebilmek için birlikteliğimiz
devam etsin istedim. Rabbim hepimize hayırlısı ile Ramazana erişebilmeyi ve en
güzel şekilde değerlendirebilmeyi nasip etsin. Amiiin.
İMAN
EDEN KADININ ÖNCELİĞİ TEVHİDİ GERÇEKLEŞTİRMEKTİR
Allaha iman eden kadın öncelikli olarak
kulluğunun özü olan tevhidi gerçekleştirmek için elinden gelen gayreti
göstermesi gerekir. O kendisi üzerinde en büyük hak sahibi olanın kendisini
yoktan var eden ve çeşitli nimetleri ile onu her an rızıklandıran yaratıcısı olduğunun bilincindedir. İşte bu bilinçle yaratıcısını Rububiyyetinde,
Uluhiyyetinde, İsim ve Sıfatlarında tek kabul eder. Yani O’nu hem
yaratıcılığında ve terbiye ediciliğinde, hem ibadetlerin sunulacağı tek merci
olmasında, hemde sahip olduğu isimlerde ve özelliklerde benzeri ve dengi
olmadığını bilir ve bu şekilde birler.
İman etmiş kadın daha ruhlar alemindeyken Rabbi
ile yapmış olduğu sözleşmenin tersine bir hareket içersine girmez. Kendisini yoktan
var edenin, kendisiyle birlikte tüm kainatı yaratıp yönetenin Allah olduğunu
itiraf eder. Kendini O’nun terbiyesine teslim eder ve O’nun kendisi için asla
kötülük dilemediğinin bilinci içerisinde gönül rahatlığı ile ibadetlerini sadece
tek olarak kabul ettiği yaratıcısına sunar.
İman eden kadın Rabbinden kendisine gelen
mesaja son derece duyarlıdır. O mesajı asla kulak ardı etmez ve hobi olarak görmez. Süslü çantalara
hapsetmez. O mesajı aktaran kitap onun başucu kitabıdır. Her daim yanında ve
hayatındadır. Onun her kelimesini kolaylıkla teleffuz edip okuyabildiği gibi hareketlerini,
sözlerini, ahlakını onunla şekillendirir ve süsler.
14.6.13
İNANAN KADIN KİMLİĞİ: KADINI DEĞERLİ KILAN ALLAH’A İMANDIR
Selamun
aleykum ve rahmetullah değerli kardeşlerim
Kadının kimliği yazı dizimizde bu güne
kadar sırası ile kadının yaratılışı, kadın kimliğine atılan ilk iftira ve
insani yönü ile kadından bahsettik. Bugün ise iman eden kadın kimliğinden
bahsedeğiz Allah’ın izni ile.
KADINI
DEĞERLİ KILAN ALLAH’A İMANDIR
Kardeşlerim,
Allah subhanehu ve teala tüm varlıkları yaratmış ve hepsi için bir gaye ve program belirlemiştir. Allah
subhanehu ve teala insanı, yarattığı tüm varlıkların en şereflisi ve efendisi
yapmıştır. İnsan için bu şerefe sahip
olmanın ve varlıkların en üstünü olmanın tek bir yolu vardır ki, o da
yaratıcısı olan Allah’a imandır. Rabbimiz bu konuda “eğer inanıyorsanız üstünsünüz” buyurarak, üstünlüğün ancak imanla
mümkün olacağını açıkca belirtmiştir. Yani diğer varlıklara üstün olmanın sırrı
insan olmak değil, inanan insan olmaktır.
Kardeşlerim,
bu kural insanlığın yarısı olması dolayısıyla kadın içinde geçerlidir. Kadın
insani yönüyle tüm mahlukattan daha değerlidir, daha şereflidir. Fakat kadını
böyle değerli ve şerefli yapan insani yönü değil, imani yönüdür. Kadın yaratıcısına
olan imanı sayesinde bu şerefe nail olur. Hayata iman penceresinden bakan bir
kadın her yönü ile kendine değer katar ve Rabbi katında da değerli olur. Yoksa
imandan mahrum kalmış kadınların ne kendileri nezdinde, ne de yaratıcıları
nezdinde hiçbir kıymet ve değeri yoktur. Nasıl olsun ki? Rabbimiz insanı insan
yapan değerin ancak ve ancak iman ile olacağını, iman etmeyen insanın hayvanlar
gibi hatta daha da aşağı olacağını bize şöyle haber vermektedir:
“İncir
ve zeytine, Sînâ dağına ve şu güvenli beldeye yemin ederim ki, biz insanı en
güzel bir şekilde yarattık.
Sonra
da, îman edenler ve sâlih amel işleyenler hâriç, onu, aşağıların en aşağısına
ittik” (Tin, 1-5)
3.6.13
İSLAMDA İNSANİ YÖNLERİYLE KADIN VE ERKEĞİN EŞİTLİĞİ
Esselamu
aleykum ve rahmetullahi ve beraketuhu değerli kardeşlerim,
Bizi toplumların aşağılayıcı kurallarından,
insanların sığ anlayışlarından vahyin aydınlığına çıkaran Rabimize
hamdolsun. Kadınların her yönden
toplumda inkişaf etmesi için her türlü gayreti gösteren Resulu Muhammed
sallallahu aleyhi ve sellemede salat ve selam olsun. O ki, kız çocuklarının
diri diri toprağa gömüldüğü bir devirde onları o toplumda omuzlarının üzerinde
taşımışdır. Rabbim hepimize kendisinin ve Resulunun bizler için belirlediği
değerlere, ölçülere ve görevlere tam manası ile sahip çıkabilmeyi ve bunları
gereğince yerine getirebilmeyi nasip etsin. Amiiin.
Bu günkü yazımızda
kadının insani yönüne dikkatlerinizi çekecek ve kadın ve erkeğin insan olarak eşit
değerlere ve haklara sahip olduğunu açıklamaya çalışacağız.
KADIN
VE ERKEK İNSAN OLARAK EŞİTTİR
Değerli kardeşlerim, kadın, kendisine
belirlenmiş olan tüm kimliklerin öncesinde insan kimliğine sahipdir. Allah subhanehu
ve teala kadını bu yönüyle toplumun
yarısını oluşturan varlık olarak isimlendirmişdir. Hepimizin çok iyi bildiği
gibi toplumu oluşturan unsurlar kadın ve erkekdir. Kadın ve erkeğin ortak
noktaları ise insan olmalarıdır. İnsan dediğimizde kadın ve erkekden oluşan bir
bütünden bahsetmekteyiz. Kadınlar ve erkekler bu bütünün yarısıdırlar. Bunu
bize açıklayan bir hadisde Allah Resulu sallallahu aleyhi ve sellem şöyle
buyurmaktadır:
“Kadınlar erkeklerin yarısıdır.” (Ebu Davud 236, Albani silsiletus-sahiha,
2863.)
22.5.13
KADININ YARATILIŞ SERÜVENİ
Esselamu aleykum ve rahmetullahi ve berakatuhu
Değerli kardeşlerim, kadının kimliği
hakkındaki araştırmamıza ilk kadının yaratılışını inceleyerek devam ediyoruz.
Çünkü ilk kadının yaratılışında kadının kimliği ile alakalı çok can alacı ip
uçları bulunmaktadır. Biz bu ipuçlarına doğru bir bakış açısı ile
yaklaştığımızda kadının kimliğine dair çok harika tespitler ve tavsiyeler
bulmaktayız. İsterseniz konumuz ile alakalı Rabbimizden gelen bilgilere göz
atalım:
Allah subhanehu ve teala ilk kadının
yaratılışı hakkında şöyle buyurmaktadır:
“Ey insanlar! Sizi tek bir nefisten yaratan,
yine ondan eşini meydana getirip her ikisinden bir çok erkek ve kadınlar
türeten Rabbınızdan sakının. Kendi (adı) ile birbirinizden istediğiniz Allah'tan
ve akrabalık (bağlarını koparmak) tan sakının. Allah, şüphesiz, sizin
üzerinizde hakkıyle gözeticidir.” ( Nisa 1)
"Sizi tek bir nefisten yaratmış, sonra da ondan
eşini meydana getirmiştir. Sizin için hayvanlardan sekiz çift indirmiştir. Sizi
analarınızın karınlarında, bir yaratmadan sonra bir diğer yaratmaya geçerek üç
karanlık safhada yaratır, işte bunları yapan Rabbınız Allah'tır. Hükümranlık
O'nundur. O'ndan başka ilâh yoktur. O halde nasıl olup da O'ndan yüz çevirip
başkalarına ibadet edersiniz." (Zümer,6)
Rabbimizin bu ayetlerini daha çok açıklayayıcı
mahiyette Allah Resulu sallallahu aleyhi ve sellemin şu hadisinede göz atalım:
Ebu Hureyre
radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdular
ki: "Kadınlara hayırhah olun, zira kadın bir eyeği kemiğinden
yaratılmıştır. Eyeği kemiğinin en eğri yeri yukarı kısmıdır. Onu doğrultmaya
kalkarsan kırarsın. Kendi haline bırakırsan eğri halde kalır. Öyleyse kadınlara
hayırhah olun." (Buhari, Nikah 79, Enbiya 1, Edeb 31, 85, Rikak 23; Müslim,
Rada 65, (1468); Tirmizi, Talak 12, (1188)
14.5.13
KADINA ATILAN İLK İFTİRA: YASAK MEYVE HİKAYESİ
Selamun aleykum ve rahmetullah Rabbimin özel kulları
Allah subhanehu ve teala'nın izni ile kadının kimliği isimli yazı serimize başlıyoruz kardeşlerim. Yazımızın ilk konusu kadına atılan ilk iftira üzerine olacak.
Toplumumuzda kadın, şeytani tarafı daha güçlü
olup erkeği kandıran ve her zaman da bu potansiyeli içinde barındıran bir
varlık olarak algılanır. Bu düşüncenin altında yatan en büyük etken ise Havva’nın
yasak meyveden yemesi için Adem aleyhisselamı kandırdığı efsanesidir. Bugün yasak meyveden ilk önce
kim yedi diye bir anket yapılsa büyük bir çoğunluğun cevabı Havva olurdu.
Allah subhanehu ve teala ilk insanlar olan
Adem aleyhisselam ile Havva’yı yarattıktan sonra cennete yerleştirmiş ve orda
istedikleri gibi yaşayabileceklerini, sadece bir ağaca dokunmamaları
gerektiğini haber vermişti. Fakat şeytan onları ebedilik vadi ile kandırıp yasak
meyveden yemeye teşvik etmiş ve Adem ile Havva şeytanın bu vadine inanarak
yasak meyveden yemişlerdi.
Bu olayın aktarıldığı A'raf suresindeki ayetleri hep beraber okuyalım kardeşlerim:
19- (Rabbı Adem'e de şöyle buyurmuştu): Ey
Adem! Eşinle birlikte cennete yerleşin. Dilediğiniz yerden yeyin. Yalnız şu
ağaca yaklaşmayın! aksi halde zâlimlerden olursunuz."
20- Ne var ki şeytan, kendilerine kapatılmış
olan avret yerlerini onlara göstermek için içlerine vesvese sokmuş ve şöyle
demişti: "Bu ağacı, Rabbınız, sadece iki melek, yahut ebedî kalıcılardan
olmamanız için menetti."
21- Bir de onlara "ben size nasihat edicilerdenim"
diye yemin etmişti.
22- Böylece onları hile ile (bulunduklan
mevkiden) indirmişti. Adem ve eşi, ağacı
taddıkları anda, avret yerleri kendilerine görünmüş, onlar da cennet
yapraklarından üzerlerine örtmeye başlamışlardı. Rabbları onlara şöyle hitab etmişti:
"Bu ağaçtan sizi menetmedim mi? ve
şeytan size apaçık bir düşmandır, demedim mi?"
23- Onlar da şöyle demişlerdi: "Rabbımız!
Kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize merhamet etmezsen, mutlaka
hüsrana uğrayanlardan oluruz."
24- (Rabları onlara şöyle) buyurmuştu:
"Birbirinize düşman olarak inin. Yeryüzünde (belirli) bir süreye kadar
sizin için yerleşebileceğiniz bir mekân ve geçinebileceğiniz bir nimet
bulunacaktır."
Etiketler:
Adem,
Adem ile havva,
ağaç,
Bidat,
cinsellik,
Ebedilik,
Havva,
Hristiyanlık,
iftira,
İslamda,
Kadın,
Kadının Kimliği,
Kur'an ve Sünnet,
Şeytan,
Şeytan ve kadın,
şeytanın vesvesesi,
Yahudilik,
yasak meyve
9.5.13
KADIN KİMLİĞİNİN ÖNEMİ
Esselemu aleykum
ve rahmetullahi ve beraketuhu
Kardeşlerim, öncelikle
bloğun aktifleştiği ilk gün itibari ile göstermiş olduğunuz destek, yapmış
olduğunuz hayır dua ve dileklerden dolayı hepinize ayrı ayrı tüm içtenliğimle
teşekkürlerimi iletiyorum. İlk günden
itibaren böyle coşkuyla başlamamızda çok büyük katkısı bulunan Cahide kardeşimede
buradan tekrar teşekkür ediyorum.
Rabbim rızasını
gözeterek çıktığımız bu yolda bizi hedefimizden saptırmasın. Şeytanı ve şeytanlaşmış insanları bizden
korusun. Hakkımızdaki her türlü hayrı bize kolaylaştırıp, her türlü şerride
bizden uzaklaştırsın. Amiiin.
Evet kardeşlerim,
sizin göstermiş olduğunuz teveccühe bir nebzede olsa karşılık verebilme adına sıcağı sıcağına “Kadının
kimliği” ile ilgili ilk yazımıza başlayalım istedim. Dün yorum yazan kardeşleriminde ilgi
gösterdiği bu konu benimde çok önemsediğim, üzerinde durulmasının zorunlu olduğunu düşündüğüm
konulardan biri.
KADIN dediğimizde
kardeşlerim, toplumun yarısını oluşturan insan cinsinden bahsetmiş oluyoruz. Yani kadın toplumun yarısını oluşturan bir
unsurdur. Kadın, toplumun yarısını oluşturan
bir unsur olmakla birlikte, aynı zamanda diğer yarısı olan erkeğide yetiştiren
bir unsurdur. Çünkü topluma baktığımızda
kadının eş olarak, anne olarak, büyük anne olarak, hala ve teyze olarak toplumun diğer yarısı olan erkekleri
yetiştirip onları hayata hazırlayan bir konumda bulunduğunu görüyoruz. O zaman
şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki: Kadın eşittir toplum.
İşte bu noktada kadının sahip olduğu kimliğin önemliliğinin ve ancak saliha kimliklere sahip olunursa toplumun selim bir hale geleceğinin de bilincinde olmamız gerekir.
Peki saliha kadın
kimliğine sahip olabilmemiz için neler yapmamız gerekiyor?
Kadının
yaratılışından bu yana çeşitli akımlar ve felsefeler ona birçok anlam
yüklemiştir. Yapılması gereken ilk şey kadını bu yanlış anlamlardan arındırmak
ve onu yaratıcısının tabiatına koyduğu gerçek kimliğiyle tanıştırmaktır. Geçmişe
baktığımızda kadın kimi dönemlerde ilahlaştırılmış, kimi dönemlerde de şeytanla
eş değer görülmüştür.
Acaba İslam’da yaratıcısının kadına verdiği değer ne kadardır? Onun için nasıl bir konum belirlemiştir? Kadını hangi özelliklerle donatmış ve ona ne gibi gibi sorumluluklar yüklemiştir?
Acaba İslam’da yaratıcısının kadına verdiği değer ne kadardır? Onun için nasıl bir konum belirlemiştir? Kadını hangi özelliklerle donatmış ve ona ne gibi gibi sorumluluklar yüklemiştir?
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





55.jpg)

.jpg)
