ağaç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ağaç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14.5.13

KADINA ATILAN İLK İFTİRA: YASAK MEYVE HİKAYESİ



Selamun aleykum ve rahmetullah Rabbimin özel kulları


   Allah subhanehu ve teala'nın  izni ile kadının kimliği isimli yazı serimize başlıyoruz kardeşlerim. Yazımızın ilk konusu kadına atılan ilk iftira üzerine olacak.
   Toplumumuzda kadın, şeytani tarafı daha güçlü olup erkeği kandıran ve her zaman da bu potansiyeli içinde barındıran bir varlık olarak algılanır. Bu düşüncenin altında yatan en büyük etken ise Havva’nın yasak meyveden yemesi için Adem aleyhisselamı kandırdığı  efsanesidir. Bugün yasak meyveden ilk önce kim yedi diye bir anket yapılsa büyük bir çoğunluğun cevabı Havva olurdu.
   Allah subhanehu ve teala ilk insanlar olan Adem aleyhisselam ile Havva’yı yarattıktan sonra cennete yerleştirmiş ve orda istedikleri gibi yaşayabileceklerini, sadece bir ağaca dokunmamaları gerektiğini haber vermişti. Fakat şeytan onları ebedilik vadi ile kandırıp yasak meyveden yemeye teşvik etmiş ve Adem ile Havva şeytanın bu vadine inanarak yasak meyveden yemişlerdi. 
     
   Bu olayın aktarıldığı A'raf suresindeki ayetleri hep beraber okuyalım kardeşlerim:


19- (Rabbı Adem'e de şöyle buyurmuştu): Ey Adem! Eşinle birlikte cennete yerleşin. Dilediğiniz yerden yeyin. Yalnız şu ağaca yaklaşmayın! aksi halde zâlimlerden olursunuz."
20- Ne var ki şeytan, kendilerine kapatılmış olan avret yerlerini onlara göstermek için içlerine vesvese sokmuş ve şöyle demişti: "Bu ağacı, Rabbınız, sadece iki melek, yahut ebedî kalıcılardan olmamanız için menetti."
21- Bir de onlara "ben size nasihat edicilerdenim" diye yemin etmişti.
22- Böylece onları hile ile (bulunduklan mevkiden) indirmişti. Adem ve eşi, ağacı taddıkları anda, avret yerleri kendilerine görünmüş, onlar da cennet yapraklarından üzerlerine örtmeye başlamışlardı. Rabbları onlara şöyle hitab etmişti: "Bu ağaçtan sizi menetmedim mi?  ve şeytan size apaçık bir düşmandır, demedim mi?"
23- Onlar da şöyle demişlerdi: "Rabbımız! Kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize merhamet etmezsen, mutlaka hüsrana uğrayanlardan oluruz."
24- (Rabları onlara şöyle) buyurmuştu: "Birbirinize düşman olarak inin. Yeryüzünde (belirli) bir süreye kadar sizin için yerleşebileceğiniz bir mekân ve geçinebileceğiniz bir nimet bulunacaktır."