şifa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şifa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14.6.14

DERDİ DÜNYA OLANIN, DÜNYA KADAR DERDİ OLUR


"Bilin ki dünya hayatı ancak bir oyun, eğlence, bir süs, aranızda bir övünme ve daha çok mal ve evlât sahibi olma isteğinden ibarettir. Tıpkı bir yağmur gibidir ki, bitirdiği ziraatçilerin hoşuna gider. Sonra kurur da sen onun sapsarı olduğunu görürsün; sonra da çer çöp olur." ( Hadid, 20)

Allahuekber!

Dünyanın, hayatın ve insanın yaratıcısı ne kadar doğru söylüyor. Bu dünyanın süsüne ve eğlencesine ne kolay kapılıyoruz.  Bize emanet olarak verilenlerle nasılda üstünlük yarışına giriyoruz. 

Etrafımda gördüğüm hayatların, şahit olduğum konuşmaların, muhatap olduğum soruların ve dinlediğim sorunların tek eksiği var: İslamsızlık... İslamsızlığında ötesinde insansızlık..
  
"...Abimin sahip olduğu iki kızı da evlenip onları terkettiler ve onları bir daha görmek istemiyorlar..."

"...Oğlum iki sene flört ettikten sonra nişanlanlandığı kızdan kültür farklılığından dolayı ayrıldı.."

"...Gücümüzü aşan bir masrafın altına girdiğimizden dolayı düğünde takılan tüm takılarım borca gitti..."

"...Kızım üniversite okurken kaldığı şehirde tanıştığı bir gençle evlenmek istiyor. Fakat o genci gözümüz hiç tutmadı..."

Vs... vs.....

Bugün bunlar gibi bir çok konuşmaya şahit oldum. Kelimeler boğazımda düğümlendi, içime akıttım sözlerimi sürekli.  İnsanların, evlerin, ailelerin, hayatların ne denli İslama aç olduğunu bir kez daha farkettim.  "Bunların tümünün ilacı Kur'an eczanesinde mevcut." diyesim geldi. Hemen anlatasım "Hiç paniğe kapılmayın! Hepsinin çözümü var." diye söyleyesim geldi. Acil zamanlarda sokak sokak nöbetçi eczane arayan insanların adeta alarm veren ruhları için hiç şifa aramamaları gerçekten hayret verici...

Ve şunu bir kez daha anladimki yaşamın gerçek gayesini çözememiş insanlar yığınla dert ve sorunla boğuşuyor. Problemleri onları meşgul ettikçe, meşguliyetleri onları hayatın gerçek gayesini farketmekten alıkoyuyor ve böyle bir kısır döngü içinde yaşayıp gidiyorlar. 

Ruhlarımızın tabibi bize ne güzel ölçüler koymuş ve bizi gelip geçici olana değil, hiç geçmeyecek ve bitmeyecek olana yönlendirmiş. 

"Kimin arzusu ahiret olursa, Allah onun kalbine zenginliğinden koyar ve işlerini derli toplu kılar; artık dünya ona ha­kir ( Küçülmüş ) olarak gelmeye başlar. Kimin hedefi de dünya olursa, Allah, i­ki gözünün arasına ( dünyanın ) fakirliğini koyar; işlerini de darmadağınık eder. Netice olarak; dünyadan da eline, ken­dine takdir edilmiş olandan fazlası geçmez .” (Tirmizi, Kıyamet 31, Hds.: 2467)

Vallahi O Allah'ın Resulüdür.  İnsanda beden ve ruh bütünlüğünün ne denli önemli olduğunu, ruhunu ihmal edenin dünyasını mamur etmesinin asla mümkün olmadığını Allah resulu sallallahu aleyhi ve sellem muhteşem bir şekilde özetlemiş.


Dertlerimiz, tasalarımız daha uzun vadeli olsun dostlar..  Daha ulvi amaçları olsun..



Akıllı insana yaraşır şekilde olsun...