Muhammed b. Salih el-Useymîn
Abdulaziz b. Baz
Abdullah b. Cibrîn
Terceme : Muhammed Şahin
Tetkik : Ali Rıza Şahin
Soru: Gıybet ve dedikodu, Ramazan'ın gündüzünde oruçlunun orucunu bozar mı?
Cevap: Gıybet ve dedikodu orucu bozmaz. Fakat orucun sevabını eksiltir.
Allah Teâlâ oruç hakkında şöyle buyurmuştur:
""Ey îmân edenler! Oruç, sizden önceki ümmetlere farz kılındığı gibi, size farz kılındı. Umulur ki (itaatte bulunmak ve yalnızca O’na ibâdet etmek sûretiyle sizinle günahlar arasına önlem kılarak Rabbinizden) korkarsınız." ( Bakara, 183)
Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- de bu konuda şöyle buyurmuştur:
"Kim yalan söylemeyi, yalanla iş görmeyi ve cehâleti terk etmezse, Allah'ın, onun yemesini ve içmesini bırakmasına (oruç tutmasına) ihtiyacı yoktur." (Buhari)
Soru: İnsanların pek çoğunun mübtela olduğu gıybet ve dedikodu orucu bozar mı?
Bu ameller her zaman, özellikle de Ramazan'da haramdır. Çünkü oruçlu, gıybet, dedikodu ve yalan gibi orucuna zarar veren şeylerden orucunu korumakla emrolunmuştur.
Nitekim Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- bu konuda şöyle buyurmuştur:
"Oruç yemekten ve içmekten uzak durmak değildir. Oruç boş ve kötü sözlerden uzak durmaktır."
Ahmed’in Müsned’inde rivayet edildiğine göre oruç tutan iki kadın susuzluktan neredeyse ölmek üzere idiler. Durumları Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e anlatılınca Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- onlardan yüz çevirdi (onlara önem vermedi). Sonra tekrar anlatılınca Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- o iki kadını çağırdı ve kusmalarını emretti. Kadınlar bir kadeh dolusu kan ve irin kustular. Bunun üzerine Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu:
"Bunlar Allah’ın helal kıldığı şeylerden uzak durdular (oruç tuttular), ama Allah’ın haram kıldığı şeylerle (gıybet ve dedikodu ile) oruçlarını açtılar. Birisi diğerinin yanına gelip oturdu ve insanların etlerini yemeye başladılar."
Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- başka bir hadisinde şöyle buyurur:
"Nice oruçlu vardır ki oruçtan nasibi sadece aç ve susuz kalmaktır. Geceleyin ibâdete kalkan nice kişi vardır ki, onun da nasibi sadece uykusuz kalmaktır."
