24.7.14

FİLİSTİN... AH FİLİSTİN...


Selamın en güzeli yine üzerinize olsun.  

Bugün Filistin'e düşen yine kan kokusu ve gri bir gökyüzü. Zulümlerini bu gece daha da artıracaklarına dair sözler sarfetti zalimler. Allah ise sadece onlar üzerindeki azabını artırıyor böylelikle.

Acı ve korku dolu bakışlar görüyorum yine, ne var ki bir o kadar da umut saklı ta derinliklerinde.. Sonlarının ne olduğunu bilmeden kapalı kocaman demir kapıların ardına sürüklenen o iki çocuk ve daha nicesi.. Yüksek sesle ağlıyor biri. Kimse bir şey yapamıyor.

Üzerlerine yağan bombalardan esasında pamuk gibi olan yüzleri kapkara kesilmiş o çocuklar takılıyor yine düşüncelerime ve bakışlarım yanlarında ki bir doktora yöneliyor.   Birden şehadete adanmış bir hayat geçiyor gözümün önünden. Kalbim bütünüyle o hayata yöneliyor..


Gücüm yetse de kaybolup uzaklaşsam bu anlamsız kalabalıklardan. Bir doktor olsam ve Filistin'e gitsem.. Zalime sadece birkaç taş ile 'dur' diyen küçük yumrukların hayatının kurtulmasına vesile olabilsem..  Şehadet parmağını gösterip yüzünde bir gülümseme ile sonsuzluğa yürüyen o annenin son anlarında yanında olup 'çocukların bu ümmete emanet.' diyebilsem..  


Nişanlısını veyahutta yeni eşini kaybeden genç kıza sabredenlerin mükafatından bahsetsem.. Kah yetim, kah öksüz o Filistin'li çocuğun gözlerindeki tüm zalimleri yerle bir edecek dehşet umudu görebilsem ve onu bağrıma basabilsem.. 

Ve belkide, dünyevi istek ve arzulardan uzak, sadece Allah'ın birer askeri olabilecek ve daha da iyi nesiller yetiştirecek birer evlat sahibi olabilmek için,  Rabbine teslim olan biri ile hayatımı birleştirebilsem..  

Ve en sonunda bende, belki yeni bir bombalamada, belki tek bir kurşun ile, Rabbimin razı olduğu bir biçimde,  yanımdaki ağlayan yavruma 'Zafer Islam'ındır' diyerek tıpkı diğer anneler gibi..  Evet.. Bende şehadete yürüyebilsem...  


Zeynep Yusra...

3.7.14

SEN RABB'İN İÇİN ÇOK ÖZELSİN!!!



                                                  


     Sen kendini çok özel hissetmek, değer verilmek ve takdir edilmek istiyorsun öyle değil mi? Ve bunu çoğu zaman çevrendeki insanlardan bekliyorsun. Rabbinin senin nasıl düşündüğünü, sana nasıl değer verdiğini, senin için, senin rahat ve huzurun için nasıl tüm kainatı hizmetine sunduğunu biliyormusun? Rabbinin seni nasıl eşsiz bir varlık kıldığından haberin varmı? 

     Rabbin göklerde ve yerdeki her şeyi senin hizmetine sunduğunu şöyle haber veriyor:

     "Göklerdeki ve yerdeki her şeyi kendi katından (bir nimet olarak) sizin hizmetinize verendir. Elbette bunda düşünen bir toplum için deliller vardır."  Casiye, 13

     Rahat rahat dolaşasın diye yeryüzünü dağlarla sabitlediğini sana şöyle haber veriyor:

     "Sizi sarsmaması için yeryüzünde sağlam dağlar; yolunuzu bulmanız için de nehirler, yollar ve nice işaretler meydana getirdi. İnsanlar yıldızlarla da yollarını bulurlar." Nahl, 15-16

     "O, gökleri görebildiğiniz bir direk olmaksızın yarattı, sizi sarsmasın diye yere de ulu dağlar koydu ve orada her çeşit canlıyı yaydı. Biz gökyüzünden su indirip, orada her faydalı nebattan çift çift bitirdik." Lokman, 10

     Gökyüzünden yağmuru senin için indirdiğini söylüyor:

     "O, gökten sizin için su indirendir. İçilecek su ondandır. Hayvanlarınızı otlattığınız bitkiler de onunla meydana gelir." Nahl,10

     Yağmuru vesile kılarak senin için çeşit çeşit meyve ve sebzeler var ettiğini söylüyor:

     "Allah o su ile size; ekin, zeytin, hurma ağaçları, üzümler ve her türlü meyvelerden bitirir. Elbette bunda düşünen bir kavim için bir ibret vardır." Nahl, 11

     Yarattığı çeşitli meyva ve sebzeleri ve daha başka nice şeyleri senin göz zevkine hitap etsin diye çeşitli renklerde ve şekillerde yarattığını haber veriyor:

LOKMAN ALEYHİSSELAMIN OĞLUNA NASİHATİ


23.6.14

NASIL KUR'AN OKUMALIYIZ?


Esselamu aleykum kardeşlerim..

Rabbimizin rahmetinin kat kat arttığı Ramazan ayı yaklaşmakta ve bu vesile ile Kur'an okumalarımız artmakta. Kur'an'ı okurken nelere dikkat etmemiz gerektiği hususunda çok önceleri almış olduğum notları sizin için derledim. İnşaAllah faydalı olur. 

Kur’an bir hayat nizamıdır.

Kur’an okurken sahip olmamız gereken mantık, Bu kitap bir hayat nizamıdır.bu kitabın içinde emirler ve nehiyler, geçmiş ve gelecekten haberler, hayatı her yönüyle içindekilere göre uydurulması gereken bir kitap’tır.

Kur’anı sadece anlamak için okumalıyız.

 Kur’an  meali okurken ilk yapılacak şey metnin anlamaya çalışılmasıdır. Okuma denilince oku dediğimizde Türkçe bu kelimenin kişide yaptığı çağrışım nedir? Mutlak beraberinde anlamak olmalıdır. Niçin okunmalı? Anlamak için. Kur’an okunmaya başlandığında anlatma kelimesi seneler sonraya atılmalıdır.Bu illa seneler sonra anlatılmaya başlanmalıdır anlamında değidir, ama anlatmak kişinin enson düşüneceği bir şey olmalıdır.

Kur’an-ı neden anlatmak için değil anlamak için okumalıyız?

Kur’an-ı ister doğrudan doğruya Arapça olarak, ister ana dilimizdeki çeviri olsun okumaktan maksat O’nu anlamaya çalışmak olmalıdır. Sonra anladığımızla amel etmek niyetine sahip olunmalıdır. Kimse kafasına göre anlayıp, hüküm çıkarıp, başkalarına hocalık yapması için okumamalıdır.

Anlarken anlamaya çalışırken mutlak anlamada bazı hatalar olabilecektir. Tercümede oluşan hata ile, metni anlayamama hatasının bir sınırı vardır. Her hata sahibine göre değerlendirilir.Ben bu vaziyetimle kalp ameliyatı olcak birisini  ameliyat etsem o adam ölse benim yaptığıma hatamı denilir? Denilmez bu bir suçdur. Ama hakiketen cerrah bir kardiyolog onu ameliyat ederse oda hata yapabilir, ama onun hatası suç olmaz. Bu yüzden Kur’an okurken yapılacak hataların sınırını çizmek gerekir. Bu yanlış anlamaları ve hataları devamlı Rabbimiz tarafından affedilebilir, mazereti kabul edilebilir seviyede tutmamız gerekir.